www.dinsohbet.net

  • Anasayfa
  • Dini Radyo
  • Dini Sohbet
  • Dini Sohbet Odalari
  • İslami Sohbet Odaları

BAŞÖRTÜSÜ SORUNUNU ÇÖZMENİN YOLU

Başörtüsü sorunu, başını örtmek gerektiğine inanıp da devletin okullarında okumak isteyen kız öğrencilerin ortaya çıktığı 1970 li yıllardan itibaren ülkemizin yüz kızartıcı olan ve hukukun yanı sıra insan hakları ve özgürlüklerine aykırı bulunan müzminleşmiş bir problemidir. Bu sorun aslında, Ülkemizde diktatörlük rejimini yürüten karanlık örgütlerce öldürüldüğüne inandığım 8.Cumhurbaşkanımız merhum Turgut Özal tarafından yasal bir düzenlemeyle kısmen çözülmüştür. Buna ilişkin yasa yüksek öğretim kanununun ek 17. maddesidir. Bu maddeye göre mevcut kanunlara aykırı olmamak şartıyla üniversitelerde kılık kıyafet serbesttir. Öğrenciler istedikleri kıyafetlerle üniversitelere girebilir ve öğrenim görebilir. Çünkü mevcut kanunlarda başörtüsü takılamayacağına ilşikin bir düzenleme yoktur. Bahse konu olan 17. madde Anayasa Mahkemesi denetiminden de geçmiştir. Bu itibarla üniversitelerde öğrenciler seçip tercih ettikleri kıyafetleri giyebilir. Buna dair hiç bir kanunî engel yoktur. Peki o halde neden üniversitelerde başörtüsü yasağı uyulamakta ve başörtülü öğrenciler desliklere alımammaktadır? Bunun sebebi çok açıktır. İçlerinde askerlerin de yer aldığı zümre diktatörleri Yök Başkanına ve onun aracılığıyla Rektörlere emretmiştir ve yürürlükte olan 17. maddeye rağmen mevcut yasaya aykırı bir şekilde fîlî bir başörtüsü yasağı uygulanmaya başlanmıştır 28 Şubat ihtilalinden itibaren. Kanaatimce mevcut yasaya aykırı olan ve esasen suç teşkil eden bu fîlî yasağın, Yök’ün yayımlayacağı bir genelge ile kaldırılması ve rektörlerin de bu genelgeyi uygulamaya koyup başörtülü öğrencilerin derslere girebileceklerini duyurmalarıyla üniversitelerdeki öğrenciler açısından sorun çözülmüş olur. Şayet böyle bir girişime rağmen sorun çözülemezse o takdirde partiler arasında bir mutabakata varılmak şartıyla yeni bir yasal düzenleme yapılablir. Şunu unutmamak lazımdır ki böyle bir mutabakata varılmadığı takdirde konu Anayasa Mahkemesine götürlecek ve kesinlikle iptal ettirilecektir. Mesele sadece bununla da kalmayacak, ardından Ak Parti’ye kapatma davası açılacaktır. Geçmişte yaşadığımız tecrübeler bunun açık bir kanıtıdır. Belki Ak Parti’ye yönelik böyle bir davanın açılabimesi için sayın Başbakan Erdoğan bu konuda bir koplo ile karşı karşıya bırakılmak istenmiş olabilir. Zira CHP’nin misyonu zümre diktatörlüğüne sahip çıkmaktır, hürrüyetlere ve özgürlüklere değil. Şayet CHP Genel Başkanı sayın Kılıçdaroğlu başörtüsünü çöceğine dair beyanlarında samimi olsaydı bu konuda hemen bir yasa teklifini TBMM Başkanlığına verir ve ilk adımı kendisi atardı. Bunu yapmadığı gibi orta öğretimde okuyan kız öğrencilerle kamu kurumlarında çalışan bayanların da başörtüsü takma özgürlüğü talebinde bulunmamaları gerektiğini söylemekte ve buralarda yasağın devam etmesinin güvenceye bağlanmasını istemektedir. Kısacası başörtüsünü dini bir Yazinin Devamini Oku »

Şubat 20th, 2011 ekleyen admin  
Yorumlar kapalı

46: Kur’ân’ın fazileti ve değeri

2875- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.), Übey b. Ka’b namaz kılıyorken onun yanına vardı ve “Ey Übey” dedi. Übey yüzünü çevirip baktı fakat cevap vermedi. Ama namazını kısa kesip bitirdi ve Rasûlullah (s.a.v.)’e vardı; “selam sana olsun Ey Allah’ın Rasûlü” dedi. Rasûlullah (s.a.v.)’de selamını aldı ve “Sana seslendiğimde neden niçin cevap vermedin? Übey: Ey Allah’ın Rasûlü, namazdaydım. Rasûlullah (s.a.v.): Allah’ın bana vahyettiği Kur’ânda: “Ey iman edenler size hayat verecek sizi düzeltecek mesajlara çağırdığı zaman, Allah ve elçisinin mesajına uyun!” (8 Enfal: 24) emrini görmedin mi? Übey: “Evet gördüm” dedi ve inşallah bir daha bu hataya düşmem dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.): “Sana ne Tevrat’ta ne İncil’de ne de Zebur’da ne de Kur’ân’da bir benzeri indirilmemiş olan bir sûreyi öğretmemi ister misin? Übey de evet Ey Allah’ın Rasûlü dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.), namazda nasıl okursun? Buyurdu. Übey: Ümmül Kur’ân olan Fatiha sûresini okudu. Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: Canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki bu okuduğun Fatiha sûresinin bir eşi ne Tevrat’ta ne de İncil’de ne de Zebur’da ne de Kur’ân’da indirilmemiştir. O yedi ayetli olup devamlı tekrar edilen bana verilen Kur’ân’dan bir parçadır.” (Buhârî, Tefsir-ül Kur’ân: 27; Ebû Dâvûd, Salat: 17)

ž Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.

Bu konuda Enes’den ve Ebû Saîd el Mualla’dan da hadis rivâyet edilmiştir.

bölüm: 2

Ø bakara sûresi ve ayet-el kürsî’nin değeri ve kıymeti

2876- Ebû Hüreyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.), bir askerî müfereze göndermek istemişti ve bunlar sayılı kişilerdi onların okumalarını istedi. Herkes Kur’ân’da ezberinde olan yerlerden okuyacaktı derken yaşı en küçük olan birine geldi ve “Ey falan ezberinde ne var” diye sordu. Oda benim ezberimde bu var şu var ve Bakara sûresi var dedi. Rasûlullah (s.a.v.), senin ezberinde Bakara sûresi de mi var? Dedi. O kişi de evet dedi. O halde haydi git sen bu müfrezenin emîri (komutanısın) buyurdu. O müfrezeye katılan yaşlılardan biri bu olay üzerine şöyle dedi: “Ey Allah’ın Rasûlü! Bakara sûresini öğrenmeme engel olan şey onun hakkını verememek korkusu idi.” Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Kur’ân-ı öğrenin onu okuyun onu okutun. Kur’ân-ı öğrenen ve onu okuyan ve gereğini yapan kimsenin örneği misk ile doldurulmuş bir kaba benzer ki kokusu her yere yayılır. Kur’ân bilgisi olup ta onu çevresine yaymayan onunla yatıp uyuyan kimse ise ağzı bağlanmış misk kutusuna benzer ki çevresi ondan istifade etmez.” (İbn Mâce, Mukaddime: 27) Yazinin Devamini Oku »

Şubat 2nd, 2011 ekleyen admin  
Yorumlar kapalı

İyi Veya Kötü Çığır Açanlar

“Onlar ki ey Rabbimiz! Bize göz nuru olacak eşler ve çocuklar bahşet ve bizi yolunu, Allah’ın kitabıyla bulanlara örnek ve öncü yap diye dua ederler.” (Furkan: 25/74)

“….Ve onları öyle rehber ve önderler yaptık ki emrimizle toplumu doğru yola sevkederler.” (Enbiya: 21/73)

173. Ebû Amr Cerîr İbni Abdullah radıyallahu anh şöyle dedi:

Birgün erken vakitlerde Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’ in huzurunda idik. O esnada, kaplan derisine benzeyen alaca çizgili elbise veya abalarını delerek başlarından geçirmiş ve kılıçlarını kuşanmış, tamamına yakını, belki de hepsi Mudar kabilesine mensup neredeyse çıplak vaziyette bir topluluk çıkageldi. Onları bu derece fakir görünce, Resûl–i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem’ in yüzünün rengi değişti. Eve girdi ve sonra da çıkıp Bilâl’e ezan okumasını emretti; o da okudu. Bilâl kâmet getirdi ve Allah Resûlü namaz kıldırdı. Daha sonra Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bir hutbe irad etti ve şöyle buyurdu:

“Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan, ondan eşini var eden ve ikisinden pek çok kadın ve erkek meydana getiren Rabbinize hürmetsizlikten sakının. Allah şüphesiz hepinizi görüp gözetmektedir” (Nisâ: 4/1)

Sonra da Haşr suresinin sonundaki şu âyeti okudu: Yazinin Devamini Oku »

Şubat 1st, 2011 ekleyen admin  
Yorumlar kapalı

iNSan Ölümleri

Ölüm De ki: “Elbette sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, şüphesiz sizinle karşılaşıp-buluşacaktır. Sonra gaybı da, müşahede edilebileni de bilen (Allah)a döndürüleceksiniz; O da size yaptıklarınızı haber verecektir.” (Cuma Suresi, 8) Giriş Ölüm sizi her an yakalayabilir. Kimbilir o an, belki de şu andır ya da size çok yaklaşmıştır. Belki de bu satırlar ahlakınızı yeniden düşünmeniz için ölümünüzden önce size tanınmış son bir fırsat, son bir hatırlatma, son bir uyarıdır. Siz bu satırları okurken bir saat sonra hayatta kalacağınızdan emin olamazsınız. Bir saat sonra hayatta olsanız bir sonraki saate erişeceğinizin hiçbir garantisi yoktur. Saat değil bir dakika, hatta bir saniye sonra bile hayatta olacağınız kesin değildir. Bu kitabı sonuna kadar okuyup bitireceğinizin de hiçbir garantisi yoktur. Ölüm size, büyük bir ihtimalle, bir dakika öncesinde ölmeyi hiç aklınızdan geçirmediğiniz bir anda gelecektir. Mutlaka öleceksiniz, tüm sevdikleriniz de ölecek, sizden önce ya da sonra mutlaka ölecekler. Bundan 100 sene sonra dünya üzerinde sizin tanıdığınız hiçbir canlı insan kalmayacak. Her insanın, kendi hayatı hakkında bitmek tükenmek bilmeyen planları vardır. Liseyi bitirmek, üniversiteye girebilmek, mezun olmak, iş sahibi olmak, ev sahibi olmak, evlenip çoluk çocuk sahibi olmak, çocuğunu büyütmek, emekli olmak, huzurlu bir hayata kavuşmak gibi… Bunların dışında, herkesin, kendi içinde bulunduğu durum ve şartlara göre daha binlerce konuda çok kapsamlı planları olabilir. Oysa bu planların hiçbirinin gerçekleşeceği kesin değildir. Buna karşın ölüm, yüzde yüz gerçekleşecektir. Yıllarca çalışıp çabalayıp üniversiteye giren bir öğrenci okuluna giderken ölebilir. Ya da yeni işe giren bir kişi işine giderken veya evlenenler düğünden dönerken ani bir trafik kazası sonucunda ölebilirler. Başarılı bir iş adamı, işlerini çabuk halledebilmek, gideceği yere daha çabuk ulaşıp vakit kazanmak ve daha çok şeyler yapabilmek için uçak yolculuğunu tercih eder. Fakat uçak düşebilir ve hayatı hiç düşünmediği şekilde son bulabilir. Geriye kalan planlarını gerçekleştiremeden, bir daha asla tamamlanmayacak bir şekilde yarıda bırakarak, dönüşü olmayan bir yere giderler… Oysa o gittikleri yer için hazırladıkları hiçbir planları yoktur. Gerçekleştiremeyecekleri planları yıllarca en ince ayrıntısına kadar düşünmüşlerdir, ama gerçekleşeceği kesin olan ölüm hakkında hiçbir şey düşünmemişlerdir. Peki akla ve bilince sahip bir insan hangisine öncelik vermelidir? Gerçekleşeceği kesin olan hakkında mı, yoksa olmayan hakkında mı plan kurmalıdır? İnsanların bir kısmı, kesin olmayana önem verirler. Hayatın hangi safhasında olursa olsun bütün planlarını, gelecekte daha iyi ve daha mükemmel bir hayata kavuşabilmek için yaparlar. Eğer insan ölümsüz olsaydı, bu davranış gerçekten de mantıklı olacaktı. Fakat bütün planlar, ölüm denen mutlak sona mahkumdur. Bu Yazinin Devamini Oku »

Şubat 1st, 2011 ekleyen admin  
Yorumlar kapalı

Cinler ne işe yarar? Allah cinleri neden yaratmıştır?

Soru
Cinler ne işe yarar? Allah cinleri neden yaratmıştır?

Cevap
Değerli Kardeşimiz;
“Ben cinleri ve insanları, ancak bana ibadet -kulluk- etsinler diye yarattım.” (Zâriyât Sûresi, 56)

56-Hatırlatılması gerekli olan vazifenin esasının ne olduğuna gelince; Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet ve kulluk etsinler diye yarattım. İşte hatırlatılması gereken vazife budur. Cin ve insan cinsinin yaratılmasının hikmeti Allah’ı tanıyıp ona ibadet ve kulluk etmektir. Bunun dışında başka şeylere tüketilen ömürler, ameller zayi edilmiş olur, onun için azabı hak eder. Bazıları “bana ibadet etsinler diye…” ifadesinde “beni tanısınlar diye” şeklinde bir tefsir nakletmişlerdir. Bunun mânâsı da “Beni mabud tanısınlar.” demektir. Bu ise benim emirlerimi tutarak bana kulluk ve ibadet etsinler demeye gelir. İbadet ve kulluk, isteyerek yapılan fiillerden olarak istenen fiil oldukları için bazılarının bunu yapmaması insan ve cin cinsi için en mükemmel gaye olmasına aykırı olmaz. Bundan yüce Allah’ın muradının geri kalmış ve yerine getirilmemiş olması mânâsının çıkarılması da gerekmez. Çünkü bu gibi yerlerde, Fıkıh bilginlerinin dedikleri gibi “Hikmet,fertlerin herbiri itibarıyla değil, cins itibarıyla göz önüne alınır.” Kısaca bunun mânâsı ibadet ile mükellef olmak üzere yarattık demektir. Yoksa hepsinin salih kullardan olmasını tekdir eyledik, demek değildir.

Ocak 29th, 2011 ekleyen admin  
Yorumlar kapalı
« Onceki Yazilar

Blog Search


Kategoriler

  • Allah
  • Dini Konular
  • Dini Resimler
  • Dua
  • Evlilik Bilgileri
  • Genel
  • Haberler
  • Hadis-i Şerif
  • İsimler
  • islamda kadın
  • Kur'an'dan Damlalar
  • Nihat Hatipoğlu
  • Şafi İlmihali
  • Soru Cevap
  • Tasavvuf
  • Video

Son Yazılar

  • Faizle kredi çekmek
  • Banka Kredisi ile ev Almak
  • En Güzel Bebek İsimleri S harfinde baslıyan kız ve erkek isimleri?
  • sarhoş etmeyecek kadar içki içmek haram olurmu günahmı
  • Adam Öldürmenin Kefareti Nedir?
  • Akika Kurbanı Nedir
  • İbadetlerin İç Anlamı
  • Şans Oyunu Oynamak Günahmı
  • Takva nedir? Dini sohbet
  • Tasavvufun Amacı
  • Tasavvuf Nedir
  • Mevlid Kandili
  • İnternette sohbet neden bir anda tartışmaya dönüşür?
  • Kalp Nasıl Kararır – Nasıl Temizlenir?
  • Kalbi temizlemek için ne yapmalıdır?

Dini Mirc indir

Dinsohbet V2 mIRC Mutlaka Deneyin

Diğer Sayfalar


Kelime Yoğunluğu

Allah allah c.c Allah var demek yeter mi anda kurtuldular Asker cenazesinde Ben bu soruyu ikinci kez ceset cıktı curmumle geldim sana dini Dini Konular dini sohbet dinisohbet Dini Sohbet Nihat Hatipoglu din konular din sohbet dinsohbet Dolandırılmaktan son Dua fethullah gülen hocaefendi gazete oku Günün Ayeti haber dinle haber hadisi haber hadisleri haber izle Haberler hadisler hadi şerif isalm sohbet islamda kadın islami sohbet islam konular islam sohbet Kelime-i tevhidin kuran kuran dinle kuran oku kuyudan iskelet çıktı Otomobil altındaki cesedin Son Peygamber Hz Muhammed sırrı çözüldü Video video izle yoğun bakımda ‘şehit’ gerginliği

Sitemiz; Dini sohbet, dinisohbet, islami sohbet, islamisohbet, nur sohbet, ilahi sohbet, manevi sohbet, chat, dini chat, islami chat, islami sohbetler, dini sohbetler, video, ilahi, ilahi sohbet, dini sohbet sitesi, dini sohbet odalar olarak hizmet vermektedir.

Copyright © 2012 www.dinsohbet.net. Powered by WordPress.
WordPress Theme by Dini sohbet | Dini sohbet | Dini Forum | ilahi indir | islami video