Allah (c.c) ile Dostluk Nasıl Kurulur
Allah (c.c.) ile dostluk kurmaktaki “dostluk” kelimesini iyi algılamak lazım gelir. Mana itibariyle beşeri olarak düşünürsek dostluk, terazinin iki kefesi gibidir, dengelenmediği takdirde dostluk kavramı ortadan kalkar. Hep alamazsınız yada hep veremezsiniz. Mesela samimi bir dostunuzla her hafta bir yerde yemek yiyorsunuz. Her hafta ücreti siz ödeyemezsiniz, arkadaşınızında ödemesini sağlamalısınız ki dostluk devam etsin. Ya da siz devamlı arkadaşınızın imkanlarından beslenemezsiniz, beslenirseniz bu dostluk olmaz, er geç aranızdaki samimiyet sekteye uğrayacaktır. Fakat Allah (c.c.)’la dostluğu beşeri bir sistemdeki gibi algılarsak bu Allah (c.c.)’tan korkmayı bırakıp sevmekle yetinmek gibi birşey olur, bu da insanları çok farklı yönlere götürür. Allah (c.c.)’la dostluktan kasıt ihlaslı yani samimi bir kul olmak anlaşılmalıdır. Buradaki dostlukta terazinin kefesini eşleyemezsiniz(ki bu şirk olur). Allah (c.c.) burada hep veren durumundadır, siz de hep alan durumundasınız. Yapılan dini vecibeler vericilik değil sadece bir teşekkür (şükür) anlamındadır ki bu vermek değildir. Çünkü Yüce Yaratan’ın hiçbir şeye ihtiyacı yoktur. Dünyayı ihya etseniz Allah (c.c.)’ın rahmeti olmadığı sürece cennete giremezsiniz. O yüzden buradaki dostluk terazi kefelerinin taban tabana zıt olduğu bir durumdur yani kayıtsız şartsız teslimiyettir.Fikri bir olgunluğa ulaşmamış ve kendi iç muhasebesini yapmaya muktedir olamayan Allah(c.c.)’la tam manasıyla dost olamaz. Öncelikle şunu unutmamamız icab eder, bir duvar örülürken iki demir dikilir, bir uçtan bir uca ip bağlanır, duvar buna göre düzgün bir şekilde örülür. O iki demirden biri doğum, ikincisi ise ölüm veya kıyamettir. İp ise yaşanması gereken, Allah (c.c.)’ın gösterdiği yoldur. Fakat asıl sorun bu ip üzerinde oynanan oyunlardır. İpi kimse koparamaz ama ip sağa sola gerilerek piriketin yönü değiştirilebilir. Önüne çeşitli metalar konularak ikinci direğin görülmesi engellenebilir. Biriketi düzgün ören ise yevmiyesini alır, yani dünyaya geliş amacı bilinmelidir. Bu bir ön koşuldur, diğer şeyler bu temelin üzerine kurulur, Cenab-ı Allah’la dostluk bu temel üzerine yükselir. Duyarsız bir insan için doğum biyolojik bir olay, ölüm ise kendisine pek uzak bir şeydir. O yüzden doğum, ölüm ve aradaki düzgün çizgi prensibi ve gayesi iyice bellenmelidir ki daha sonrakiler yıkılmadan yapılabilinsin. Yıkılan şeyler Allah (c.c.)’la olan dostluğu hep zedeler. Mesela bir insan düşünelim. Bu zat bir hafta sonra ev satın alacak ya da oğlu evlenecek ya da seyahate çıkacak. Bundaki o dünyevi sevinçler bu zatın kıblesini değiştirebilir, yanıltabilir, farkında olmadan kendi dünyasına ibadet edebilir. Eğer bu zat, aldığı ev yıkılınca, oğlu boşanınca, seyahati iptal edilince sinirlenip isyan ediyorsa, tevekkül göstermiyorsa maalesef bu kişi dünyaya geliş gayesini tam manasıyla idrak edememiş demektir. Allah (c.c.)’la dostlukta teslimiyet önemlidir.
Allah (c.c.)’la dostluğu zedeleyen bir başka husus da “zaman şartı” denilen kavramdır ve şeytanın en önemli silahlarından birisidir. Çoğumuzun mübtelası olduğu bu hastalık -mazaallah- bırakın dostluğu şirke götürecek kadar tehlikelidir. İslam dışı adetlerin zamanın gerekliliği gibi gösterilip yapılması son derece yanlıştır. Onun için teslimiyet birinci şarttır. Allah’ın emirlerinin alternatifini aramak gaflet olduğu gibi Allah’ın gelecekten habersiz (dini kastederek zamanın şartları değişti demek) olduğunu iddia etmektir. Velhasıl, ipin bir ucu Hz. Adem’in elindeyse diğer bir ucu Hz. Muhammed (s.a.v.)’in elindedir. İkinci bir ip yoktur. Bütün peygamberler bu çizgi üzerine getirilmiştir. Dünyanın yaratılışından kıyamete kadar zaman aynı zaman, şartlar aynı şartlardır. Sadece dekorlar ve oyuncular değişmiştir. Demem o ki, bu ipin dışındakilerin hepsi asılsızdır. Birileri o ipin yanına ikinci bir ip çekmeye çalışıyorsa bilin ki o yalandır, hakikat değildir. Cenab-ı Allah’la dostluğun yolu tek bu kanaldan geçer.
İhlaslı bir hayatın varlığının başlangıcı bazı kireçli kalplerin çözülmesine, incelmesine, hassaslaşmasına vesile olacaktır. İlk etapta biraz acı çekilir ama sonu kurtuluştur.Kalp hassaslaştıkça büyük günahlardan küçüklerine inmeye başlarsınız. Bir böceği incitmemek için binbir yol düşünür hale gelir, kılı kırk yararsınız.Allah(c.c.)’la dostluğun ilk belirtileri bu olsa gerek…
İşte o dostluk öyle birşey ki, bir faniye bile aşık olduğumuz da kelimeler tam manasıyla bu aşkın karşılığını veremez.Bütün dünya dillerini harman etsenizAllah(c.c.)’la dostluğu tam manasıyla anlatamazsınız, yavan kalır.Nasıl ki iki sevgili konuşurken diğerleri dışarı çıkıyorsa, Cenab-ı Allah için yürekten bir damla yaş gelmeye başladığı anda kelimeler terkeder orayı. Dünyanız durdu sanki… Dünyanın ne kadar boş olduğunu, ne kadar lüzumsuz işlerle uğraşıldığını anlarsınız,tabiri caizse kamera arkasını görmeyi bir nebze başarmış sayılırsınız.Bu öyle bir ağlamadır ki, ayak parmağınızdan saç telinize kadar bütün ülke (vücut) telaş içindedir. Cat Stevens canı sıkıldığı için müslüman olmadı, muhakkak Cenab-ı Allah’la bir yerlerde yalnız kaldı o acı ve sızıyı içinde hissetti.
Bu gözyaşı yarım yamalak, körezi bir kavram gibi algıladığımız ahiret yaşamını berraklaştırır, netleştirir.Ahiret bilinci bir nevi pusula gibidir, yanlış yolda mısınız? Koyarsanız pusulayı önünüze o size doğru yolu gösterir, o yolda şüphesiz Allah’la olan dostluğun yoludur.Bu dostluğu kurduğumuz zaman her şey yolunda gidecektir. Tüm canlılara bakış açınız değişecek, dünyadaki herşeyin dinle birebir ilişkisi olduğunu hissedeceksiniz, nasıl ki Hz.Adem uyurken kaburgası alındıysa siz hissetmekle, olan biteni kavramakla, o içinizdeki değişimi anlamakla meşgulken Cenab-ı Allah sizi kendine yaklaştırmış, dostluğunu içinize yerleştirmiştir bile…Ağladıkça Cenab-ı Allah’ın dostluğu içinizde kök salar.
Gözyaşı beraberinde sabrı ve şükrü de getiriyor.Yeter ki en baştaki domino taşını yıkmayı başaralım, bütün güzellikler peşpeşe gelecektir.Bu da Cenab-ı Allah’la dostluğunu kâvileştirecektir.Bu dostluğu kurduğunuz zaman herşey yolunda gidecektir. Hani bazı otobüslerde hostesler“artık konuğumuzsunuz” derler ya, siz artık Cenab-ı Allah’ın dostusunuz. Kendini korumak için karate öğrenenler, etrafında korumalarla yaşayanlar, silahı beline takarak hayatının garantisini madde de bulanlar size çok komik gelmeye başlar.Onlar tedirginlik içinde yaşarken sizler herkese pek nasip olmayan iç huzurla rahatlık bulursunuz.Asgari ücret mi alıyorsunuz, hiç önemli değil, bereket denilen kavram sizi beslediği gibi paranızın üzerini de verecektir.Bir de bunun tersini düşünelim, işler hep kötüye gidiyor ne olacak?
Eskiden belki isyan ederdik, ama şimdi Allah’la dost olduk ya, hani bir gece başbaşa kalıp gözyaşı döktünüz ya, işte o zaan bu sıkıntıların bir imtihan olduğunu bilirsiniz ve dolayısıyla “Andolsun, biz sizi biraz korku, açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceğiz sabır gösterenleri müjdele” (Bakara Sûresi, 155). sûresinden haberdarsınızdır, çünkü sevgiliye aşık olan O’nun mektubunu da okumadan edemez, satır satır ezberler.Ne kadar yokuş çıkarsanız o kadar çok inişin keyfini yaşarsınız, indikçe şükredersiniz, şükrettikçe ağlarsınız.İşte bu sistem pervane gibi çalışmaya başlar, şeytan da bu pervanenin içine girmeyi cesaret edemez, paramparça olacağını bilir.
Allah’la dostluğun bir başka yolu da kolayı değil, zoru başarmaktır.Birgün köyümün ıssız yollarında yürürken 50 metre önümde lüks bir araba durdu. Önde oturan tesettürlü bayan arabadan inerek arkaya oturdu, ben de adama selam vererek öne oturdum.Allah razı olsun, adam beni köyün içine kadar bıraktı, ama moralim bozulmuştu… Çünkü ben olsam yanımda eşim varken ne idüğü belirsiz bir genci arabama almazdım.Araba boş olsa pek o kadar üzülmeyecektim.Önemli olan zoru yenmektir, içimizdeki o saniyelik savaştan galip gelmektir.Birisinden alınan borcu ödemek pek fazla önem arz etmez çünkü alacaklı alacağının farkındadır bir kontrol mekanizması vardır, önemli olan alacaklının alacağın farkında olmaması durumunda o parayı iade edebilmektir.Hüner, karnımız açken başkasına yemek verebilmektir, bir kızla/erkekle halvet durumun da olduğunuzda nefsinize hakim olmaktır, bir yardımı yaparken yüzünüzü göstermemektir. Sinan’a caminin altına imzanı at demişlerde hüngür hüngür ağlamış. Akif’e marş için para verilmek istenmiş kendisi reddetmiş.İşte o aşk adamı öyle bir yakar ki medreseler camilir yaptırır da yapanı hiç göremezsiniz, kimbilir nerelere gitmiştir başkalarının mutluluğu için…hiçbir şey bulamasa böceği denize atar, onu tekrar kurtararak teselli bulur, para (zekat) vermek için vızıl vızıl adam arar, veremezse Allah (c.c.)’la arasına gölge düşeceğini, dostluğunun zedeleneceğini bilir… Ramazan gelince iftar yemeği verip de kendini boy boy gösterenler var ya, o yemeği vermeseler daha iyi olurdu…
Ve düşünmek, düşünmük… tekrar düşünmek…
Belki de Cenab-ı Allah’la dostluğun lokomotifi, benzini, elektriği, motoru (ne derseniz deyin) bu olsa gerek, düşününce dinamizm sağlıyor insanda her daim içinizdekini canlı tutuyor, yeşertiyor, nasıl yeşertmesin ki?
Cenab-ı Allah biz kullarını cennetine koymak için tabiri caizse bahane arar.İmtihan dünyası diyoruz, imtihana bakın:Cenab-ı Allah hepimizi bir sınıfa (dünya) koymuş, soru kağıtlarını ve cevaplarını da dağıtmış ve bizden bu cevapları soru kağıdına aktarmamızı istemiş. Kopya çekmek (müslümanın müslümandan örnek alması) öğretmenden (peygamberler) yardım istemek serbest, sınavda kitap açmak (Kur’an-ı Kerim) da serbest… 100 üzerinden 1 (la ilahe illallah) alanın bile sınavdan geçeceği müjdelenmiş ve ebedi bir hayat vadedilmiş… Siz hiç böyle bir sınav gördünüz mü?Bizler, sonunda iş garantisi, bile yokken kuru bir diploma için geceyi gündüzümüze katarken… Cenab-ı Allah’ın apaçık dostluk ilanına karşılık kayıtsız kalmamayı düşünmek… alın size bir dostluk bağlantısı daha…
Üst makamda benim gibi etten kemikten yaratılmış bir faniyle görüşmek için günlerce randevu peşinde koşarken biz alemlerin Rabbi olanAllah (c.c.)’la görüşmek (namaz) istediğimiz zaman Yüce Rabbimiz bizi 1 saniye olsun bekletiyor mu? Ama biz O’nu kaza yaparak bekletiyoruz, ya da en acısı “O” bizi bekliyor, biz ise hiç yanına uğramıyoruz “O” rızkımızı verirken bizi hiç ama hiç unutmuyorken bizler fani sevgilimizi 5 dakika beklettiğimiz için yalvar yakar olurken gerçek sevgiliyi hep bekletiyoruz…O gerçek sevgili ki buna rağmen bize hep dostluğunu açık tutuyor…
Düşünmek ve Allah(c.c.)’ın dostu olmak… Azrail’e hareket imkanı bile bırakmaz.Siz Allah(c.c.)’ın dostu musunuz, artık herşey lehinizedir.Her yol ama her yolun Allah(c.c.)’a çıktığını görmüş oluruz.Gaflete düşüp meyhaneye gittiniz.İki yol vardır önünüzde, ya konsomatrisin getirdiği içkiyi içmeyip çekip gideceksiniz ya da içkiyi içip zil zurna matiz olup geleceksiiz.Birinci durumda zaten kârlısınız. İkinci durumda ise meyhaneden dışarı çıktığınızda içinize bir acı çökecektir.Çünkü Cenab-ı Allah’la olan sözleşmenizi bozdunuz.İçinize bir sıkıntı çöktüyse gerisi gelecektir.En sevdiğiniz kişi olan eşiniz bile belki de o halinizle sizi eve almayacaktır.Siz içinizdeki pişmanlıkla teselli ararken hani bir gece başbaşa kaldığınız Dostu’nuz var ya, işte o aklınıza geliverir.O’na ağlarsınız, sizi O yarattı hiç huzurundan kovar mı? Acılı bir kuluna bir tekme de O vurur mu? Tevbe ettiğiniz de Cenab-ı Allah’la dostluğunuz meyhaneye gitmeden önceki durumdan daha katmerli olur ve yine kazanırsınız.Azazil mi? sizin Allah(c.c.)la dostluğunuz onu her iki durumda da kaybettirecektir.
Düşündükçe derinleşirmiş insan, anlarmış herşeyi. Biz de düşündükçe anlarız o muazzam dostluğu ve o dostluktaki inceliği, kul olmanın, teslimiyetin dayanılmaz lezzetini…
Ve böyle sağlam bir temelden sonra İslam’ın 5 şartı olan Kelime-i ?ahadeti sadece dille değil kalple getirmeyi, namazı sadece Allah için kılmayı öğrenir, orucun faziletini anlar, zekattaki titizliği kavrar, Hacca gezmiş gelmiş olmaktan kurtulmuş oluruz.
Bilal AYDIN
Allah (c.c)'ı Tanımanın Yolu O'nun İsimleri ile Tanımaktan Geçer. Allahu Teala'nın Güzel İsimleri Esma'ül Hüsna Sayfamızda Yer Almaktadır. Giriş İçin Tıklayınız.
Ayrıca Allah'ı Sevmek Konulu Yazımıza Göz Atın. Sayfamıza Buradan Ulaşın
Dini Bilgiler
- İslam İlmihali
- 32 Farz - 54 Farz
- Ahlak
- Allah (c.c)
- Cami ve Ceamaat
- Çocuk Terbiyesi
- Dini Aile
- Duanın Fazileti
- Evlilik Bilgileri
- Gusül Abdesti
- İnfak
- Kabir Hayatı
- Kadınlar için Resimli Namaz
- Kıl Beni Ey Namaz (şiir)
- Kıyamet Alametleri
- Mucizeler
- Mubareklerin Kabirleri Türbeler
- Sadaka
- Zekat
- Merak Ettiklerimiz
- Ramazan Bayramı Mesajları
- Kurban Bayramı Mesajları
- Kandil Mesajları
Son Eklenen Dini Bilgiler
Dini Sohbet Menü
|
Kur'an-ı Kerim sayfamızda sizlere hem flash Kur'an hizmeti hemde Kur'an-ı Kerim dinleme hizmeti veriyoruz. |
|
www.dinsohbet.net Dini sohbet, islami sohbet, dini chat, islamisohbet, dinisohbet, islami, dini, sohbet ve sohbet odaları olarak hizmet vermektedir. |

